Sherlock Holmes Müzesi

Sherlock Holmes Müzesi

Hazır Sherlock’un yeni bölümünü izlemişken Londra arşivimi karıştırdım ve sizin için iki kere gezdiğim ve daha defalarca gezebileceğim Sherlock Holmes Müzesi’nin detaylarını bu postta hazırladım. Aranızda belki bilenler vardır ama bilmeyenler için de söylemekte fayda var. Aşırı derecede Sherlock Holmes hayranıyım. Hayranlıktan daha başka daha büyük bir şey sanırım bu. Bakış açılarım, düşüncelerim, yaptığım işler söz konusu olduğunda bu karakter benim idolüm. Öyle seviyorum ki, bütün kitaplarını okudum, Sherlock Holmes konusunu ele alan tüm filmleri izledim ve tabiki de dizisini hala izliyorum. Hatta bazı bölümleri 2-3 defa izlemişliğim de var. Londra’ya gittiğimde bu müzeyi görmeden dönmek benim için imkansızdı.

Her bir detayına daha çok bakabilmek, onun karakterini anımsatan her ayrıntıya tekrar dokunabilmek için iki kere gittim Sherlock Holmes Müzesi’ne. Müze tam da dizilerden, filmlerden ve okuduysanız kitaplardan aşina olacağınız üzere Baker Street’te 221B’de. Bu detay bile beni gülümsetmeye yetiyor. Metroda Baker Street durağında indiğinizde çıkışta sizi önce Sherlock’un heykeli karşılıyor. Ardından sağ köşeyi döndüğünüzde ise müzeyi göreceksiniz. Uzun bir süre durup o anın ne kadar anlamlı olduğunu düşünüp müzeyi uzaktan bir beş dakika izlemiştim.

221B numaralı o hep hayalimde canlandırdığım evi görmeye hazır mıydım? Girişte sizi eski dönemlerden karşılayan bir polis var. Onunla fotoğraf çekinebilirsiniz iki üç farklı kişiye denk geldim hepsi de aşırı tatlıydı. Girişin 6 ya da 7 pound olduğunu hatırlıyorum. İçeri adım attığım an o kadar farklı bir heyecan kapladı ki içimi anlatamam. Kitaplarda okuduğum sahneleri görmek, Sherlock Holmes’ün repliklerinin kulaklarımda çınlaması, dizi de izlediğim her aytıntıya tanık olmak öyle güzel hissettirdi ki anlatması çok zor, gerçekten. Holmes hayranı olan herkesin bu anlara şahit olması gerek, bu müzede hikayeye tamamen ortak olması gerek!

Daracık merdivenleri çıkıp Sherlock’un salonuna geldiğimde, o şömine önünde karşılıklı duran iki koltuğu gördüm önce, sonra şöminenin üstünde duran saati ardında odanın köşelerinde kalan davaları hatırlatan eşyaları… İnanılmaz güzel evin üst katlarına çıktıkça bambaşka bir duygu kapladı içimi, banyosundan, yatak odasına, tavan arasına kadar her şeye capcanlı tanık olduğum için çok şanslıyım. İçeride üst katlarda Sherlock Holmes’ün ve Dr. Watson’ın heykellerini de göreceksiniz. Karşısına dikilip uzun süre baktım neden ben de bilmiyorum. Gerçekten yaşamış bir kahraman olmasını çok istiyordum belki de.

Çıkarken Holmes anılarını yanında götürmek isteyenler en alt katta bulunan dükkana uğramayı unutmasın. Cinayet davalarında Sherlock Holmes’ün kullandığı pek çok şey dükkanda yer alıyor. Tabiki de şapkası ve piposu da. 🙂

img_7580

img_7597

img_7615

img_7675

img_7586

img_7697

img_7612

PAYLAŞ

Önceki

Camden Town

Benzer Yazılar
0 Yorum

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir