Schönbrunn Sarayı

Schönbrunn Sarayı

Ahh Viyana… Bazı şehirlere öyle bağlanıyorum ki çektiğim fotoğraflara sürekli bakasım geliyor, her geçen gün o şehirle ilgili daha çok yazmak istiyorum. Viyana’da hala kopabilmiş değilim, yazıların ne sonu gelsin istiyorum ne de benim bu şehre olan sevgim bitsin istiyorum. Sizlerden gelen güzel enerjiyle birlikte Viyana yazılarına yenilerini eklemek beni de aşırı mutlu ediyor.

Viyana’da gezdiğim Hofburg ve Belvedere saraylarından sonra Schönbrunn Sarayı öyle ihtişamlı, öyle nefes kesici geldi ki anlatması inanın çok zor. Mevsimden mevsime güzelliği birbirinden farklı hallere bürünen bu otelin Kasım aylarındaki haline tanık oldum ben. Şimdi böyleyse bahar ayında kim bilir nasıldır diye düşünmeden edemedim. Bu düşünce de beni ‘Viyana’ya bir kez de bahar aylarında gitmeli’ fikrine itiyor.

Habsburg Hanedan’ının yazlık sarayı olarak biliniyormuş. Tamı tamına 1400 odasını olduğunu öğrendiğimde ciddi anlamda gözlerim yerinden çıkacak gibi oldu şaşkınlıktan! Hofburg Sarayı’nın gözdesi ve tabiki de benim de en sevdiğim Prenses Sissi yerine bu sarayda etkili olan kadın Maris Theresia’ymış. Gereksiz ama tatlı bir bilgi: ‘Ekmek yoksa pasta yesinler.’ sözünü ise Maria’nın kızlarından biri söylemiş. 🙂

Kısa bilgi içerikli paragraftan sonra sarayın beni büyüleyen kısmına geçebiliriz. Arka bahçesine geçtiğinizde kocaman bir avlunun karşıladığı, ormanlık alanında sincapların dolaştığı, içinde pandaların da bulunduğu bir hayvanat bahçesine ev sahipliği yapması bir yana Palm House gibi tahmin edemeyeceğiniz büyüklükte ve ihtişamlıkta botanik bahçesinin bulunması, içine girince çıkmak istemeyeceğiniz bir labirentin olması bir yana.

Sarayın her bir noktasında kendimi son derece mutlu ve huzurlu hissettim. Hala bu güzellikte saklayabilmiş olmaları öyle değerli ki. Viyana’nın en sevdiğim ve tabiki de en imrendiğim yanlarından biri de hala balo kültürünün devam ediyor olması. Saraylarda düzenli olarak yapılan baloların birine katılmayı nasıl istediğimi anlatmak çok zor. Kim istemez ki, kabarık tarihe gönderme yapacak şık bir balo kıyafenizi giyip, sarayın kapısının içinden girip saatlerce dans etmek… Düşüncesi bile harika hissettiriyor.

Sarayı tam anlamıyla gezmek istiyorsanız 1 gününüzü buraya ayırmalısınız. Birkaç saatlik bir gezinin burada yeterli olmacağını ve gittiğinize değmeyeceğini söyleyebilirim. Sarayın içini gezerken ise kısa turu tercih edip zamandan biraz tasarruf sağlayabilirsiniz. Benim gibi beğendiği her muhteşem ayrıntıya uzun süre bakanlardansanız 1 gün kesinlikle burada vakit geçirmeye değer.

IMG_4567

IMG_4545

IMG_4735

IMG_4571

IMG_4666

IMG_4753

IMG_4737

IMG_4604

IMG_4649

IMG_4985

IMG_4602

PAYLAŞ

Benzer Yazılar
0 Yorum

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir