Rue Crémieux, Paris

Rue Crémieux, Paris

Gare de Lyon metro istasyonuna yakın bir evde kaldım Paris’te. Seyahatimin ikinci ya da üçüncü günüydü tam kestiremedim ama kendi kendime şu soruyu sordum, “Paris’in yerlisi gibi vakit geçirmeye de gelmemiş miydim buraya?” o halde turistik gezilecek görülecek mekanları ve yerleri bir kenara bıraktım ve Gare de Lyon bölgesindeki sokaklarda yürümeye başladım. Hatta tam bu sokaklarda yürürken şarjım bitmek üzereydi ve evimin kapı girişinin şifresini telefonumdan bir yere not etmem gerekiyordu. Bir kafeden elinde kahveleriyle çıkan yaşlı karı kocadan bir kalem rica ettim ve elimdeki kese kağıdından poşete şifreyi yazdım. O kadar tatlılardı ki kısa bir sohbetin ardından poşeti kaybetmemem gerektiğini hatırlattılar vedalaşırken. Sahi kim demişti Fransızlara kibirli diye, hiç öylesine rastladım. Ya gerçekten öyle değiller ya da ben çok şanslıydım bu seyahatimde. 🙂

Gare de Lyon bölgesinden biraz uzaklaşıp Diderot bulvarında yürümeye başladım. Sokakların her birinde ayrı güzel bir detayla karşılaştım. Kafelerde oturan insanları izledim. Her birinin neler yaptığını ufaktan gözlemledim. Bir şehri, kültürü yakından tanımak kadar güzel hissettiren bir şey bilmiyorum. İnanılmaz bir mutluluk veriyor bana bu durum. Tam yürümeye devam ederken bir sokağa giren çok sayıda insanı gördüm bunları daha çok turistti, kafamı bir uzattım ki Rue Crémieux sokağı ile karşılaştım. Burası aslında listemde vardı ama bu şahane renkli evlerin içinde gerçekten Fransızlar yaşadığı için yani aslında onların evleri olduğu için zaten kibirli diye tabir eden bana göre bu tatlı insanları rahatsız etmek istemediğim için burayı görmek için acele etmemiştim ama karşıma çıkmışken içinden geçmeden edemezdim!

Evlerin her biri ve tabii ki renkleri yakından harika görünüyor. Bazı evlerin önünde fotoğraf çekilmesinin yasak olduğunu da belirtmek isterim. Ama çoğu yerli bu sokağa bu kadar ilgi gösterilmesine ve turistlerin fotoğraf çekmesine alışmış durumda. Paris’in klasik krem ve beyaz renkli evlerinden bir anda çıkıp rengarenk bir sokağa giriliyor sonuçta insanın şaşırıp ilgi göstermesi oldukça normal. Sokakta yürüdüm yavaş yavaş ve biraz uzaktan fotoğraflar çekmeyi de ihmal etmedim. Çok sevdim, inanılmaz sessiz ve huzurlu bir sokak. Fotoğrafı bir kenara bırakın yürürken bu sokaktan geçmek bile harika hissettiriyor insana. Çiçekler, renkler, desenler… Paris’e geldiğinizde yolunu düşerse bu taraflara, bu sokaktan geçmeyi unutmayın.

DSC05333

DSC05355

DSC05352

DSC05332

DSC05348

DSC05363

Unutmadan, kibirli dedikleri Fransızlardan 2 tanesi ile bu sokakta karşılaştım, ama onların tavrı dahi rahatsız etmedi beni. Yine de çok fotoğraf çekme isteğiyle bu sokağa gelecek olanlar uyarıları dikkate alsın, benden söylemesi. 🙂

PAYLAŞ

Benzer Yazılar
0 Yorum

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir