Ronnefeldt ile #HighTeaExperience

Ronnefeldt ile #HighTeaExperience

Geçtiğimiz günlerde 5 çayını en sevdiğim mekanda çok keyifli bir şekilde Ronnefeldt Tea ile gerçekleştirdik. La Patisserie Lune’un nefis ve aşırı lezzetli tatlıları ve atıştırmalıklarının yanında Ronnefeldt Tea’nin 10 çeşit çayının tadımını yaptık. Anlayacağınız burnumuza mis gibi kokuların geldiği hem gözümüze hem de damağımıza hitab eden harika 1-2 saat geçirdik.

En çok çay tüketilen yerlerden biri Çin olmakla birlikte Avrupa’ya kaşif Portekizliler sayesinde çaylar gelmiş. İngiltere’ye geldiğinde ise çaylar çok fazla sevilmiş İngilizler tarafından. İngiltere’de bu 5 çayı geleneğinin nasıl başladığını soracak olursanız, Düşes Anna, o dönem İngiltere’de iki öğün yemek yendiği için sabah ve akşam şeklinde arada acıkan biriymiş. O yüzden çayın yanında bir takım atıştırmalıklarla sunduğu bu saati akşam üzeri arkadaşlarını davet ederek değerlendirmeye başlamış.

Bu çay saati geleneği özellikle Londra’da hala devam etmekte hatta 2012 yazında gittiğimde bizzat ben de deneyimlemiştim. İnanılmaz güzel bir atmosfer ve harika tadımlıklar mis kokulu çaylara eşlik ediyor. Beyaz eldivenli insanların servis ettiği, dress code’un söz konusu olduğu, ev yapımı reçeller ve taze scone’ların bulunduğu bir sofrada şık tabak ve fincan takımları bulunuyor. High Tea denilen bu geleneği Türkiye’de Çırağan Sarayı’nda, La Patisserie de Pera’da ve La Patisserie Lune’da deneyimleyebilirsiniz.

Ronnefeldt’in biraz tarihine bakacak olursak isminin kurusunun soyadından geldiğini söyleyebilirim. Frankfurt’ta çay ticaretine kraliyet ailesine ve asilzadelere çay satışı şeklinde başlıyor. Aradan uzun zaman geçtikten sonra aynı yolu izlemenin yanında dünyada pek çok yerde ünlü hale geliyor. Lüks otellerde ve seçkin kafelerde çaylarını sunan Ronnefeldt 3500 farklı çeşit çaya sahip fakat Almanya’da 350 tanesi, Türkiye’de ise yaklaşık 50 tanesi çay saatlerinde bizimle oluyor.

Daha önce hemen hemen hepsinin tadına baktığım için benim favorilerim belliydi ama tekrar böyle bir atmosferde tadım yapmak ve henüz tatmadıklarımı keşfetmek için harika bir etkinlik oldu. Mangolu çay olan Morgentau mutlaka denemeniz gereken çeşitlerden biri. Tatlı bir kokusu ve çok yumuşak bir içimi var. Aynı şekilde benim favorilerimden White Melon da pek çok kişinin sevgisini kazanmış durumda. Yeşil çayı tam damağınıza uygun şekilde arıyorsanız Green Dragon da tatmanız gereken çaylardan. Oriental Oolong ise ilk defa tadına bakma şansı bulduğum ve çok sevdiğim çaylardan biri oldu bu özel günde. Kahvaltılarında İngiliz esintisi arayanlar ise English Breakfast’ı mutlaka alınacaklar listesine eklesin.

img_2065

img_2137

img_2127

img_2094

img_2116

img_2128

img_2073

img_2143

La Patisserie Lune hakkındaki detaylı yazım için ise takipte kalın!

PAYLAŞ

Benzer Yazılar
0 Yorum

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir